ANLATI-1.Bölüm
Avíles / İspanya
Bugün, bir insandan nasıl çıktığını anlayamadığım seslerle başladı günüm. Müzik dediler. Benim günüm başlarken başkaları için gün bitmek üzereydi. Başkaları için yaşam. Başkaları için de başka şeyler. Özlediklerim vardı. Sabahları sevdiklerim. Bazı sevdiklerimi görebilmem için sadece şizofren olmam yeterliydi. Zaten sağlıklı bir akıl, geçmişi acılarla dolu terk edilmiş ahşap bir evden farksızdı. Bazıları ise tanrıyı saklıyorlardı gülüşlerinde. Onlar güldüğü sürece yaz hiç bitmiyordu. Aklım çengel atıyordı sabahları, uzaklara. Sanki ben yakındaymışım gibi kendime...
Canına okunmuş bir kitaptan arda kalan altı çizilip paketlenmiş satırlardır. Bu satırlar devasa bir şehrin geniş caddelerinde veya sabahları bomboş olan meydanlarında bir işe yaramazlar. Şehri ikiye bölen tren yolu. Kendini yollara fırlatan okyanus. Sokak meyhaneleri. Sokak insanları. Köşebaşı pop starları. Mahou birası. Kısa boylu devlerin ülkesi.
Hayal kurmaya çok elverişli bir ülke. İnsan bir ömür boyu hayal kurabilir burada. Kendi hayalini yetiştirip, yok pahasına satabilir bile. Hiç mi yok diye soran insanlara... Güneş, bir deniz fenerinin üstünden doğuyor bugün. Dalga sesi. Gemi sesi. Sessizliğin sesi. Şiirden sesler korosu. Sesini özlediklerim var. Sessizliğini de... Çay. Balıkçılar. Bulutlar. Uzak evler. İp gibi yollar. Sabah. Birilerinin çok sevdiği şarkıların içinde çırpınıyordu koca okyanus. Birileri de nefret ediyor olmalıydı bu şarkılardan.
Sit alanları. Kavun taşıyan kamyonlar. Sessiz harf düşmeleri. Yabancı bulutların altında oynan oyunun başrolünde hep özlemek var. Özlemek, tanrıdan torpilli olmalı. Her yerde. Sürekli. Karışık sokaklar. İnsanlar. Notalar. Çalar saat. İntihar planları. Gitar telleri. Elbise patronları. Kenarı çintinmiş porselenler! Neredesin? Acil konuşmamız lazım. Kafam çok karışık. Anlatacaklarım birikti. Denize akıyor, ziyan oluyor hayatım sensiz!
Şimdi Aviles’de, herkesin bildiği ama kimsenin bilmediği bir bankta buluşan iki sevgili; farkında değil yarım metre önlerinden akıp giden hayatın. Ve gökyüzünden aynalı bir disko topu inmiş sanki rengârenk ışıklar dönüyor başlarının üstünde.
Bugün, bir insandan nasıl çıktığını anlayamadığım seslerle bitti günüm. Sevmek dediler...
Burak Ketenci
17 Mart 2019 / İspanya - Aviles
1976 yılında İstanbul’da doğdu. Yazı yazar, yazar değil; şiir yazar ama şair değildir. Şiir ve yazıları; derKi, Merdiven Altı, Lemur, Nett...
1978 yılında Niğde’de memur bir aile...
“Aynur Görmüş” Kimdir? 17 Şubat...
2005 yılında Günlerden Bir Gün romanı ile ede...
İstanbul’da doğdum, Pertevn...
1976 yılında İstanbul’da doğdu. Y...
1975 yılı Düzce doğumludur. Anadolu üniver...
1974 yılında doğdu. Amasya Merzifonludur....
1986 yılı Bulgaristan doğumlu olan İbrahim Ko...
Almanya’da doğdum. İlköğretim 1. sınıfı...
İlkim öz, Ankara doğumlu olup Hacettepe ünive...
...
1974 yılında Denizli’de doğdu. İstanbul...
Orçun Oğlakcıoğlu 1974 yılında Denizli’...
1989 yılında İstanbul Lisesi'nden, 1993'te...